Hocanın gerçek dostu.
Ben öğretmenin hak ettiği değeri görmesini istiyorum.
Bunu da ancak bir öğretmenin kendisinin aldığı kararlar ve işini yaparken kullandığı araçlar üzerinden — hem kendine verdiği değer, hem de insanların bir hocaya nasıl değer vereceği ve nasıl bir gözle bakacağını, aslında yine hocanın kendisinin çizdiğine inanıyorum.
Amaç tabii ki göz boyamak değil. Senin kafanın boş olması lazım — bunu da ancak kafandakileri bir yere emanet ederek yapabilirsin. Notlar her zaman senin, kayıt her zaman senin. Onları güvenli bir yere bırakmak, dolaylı yoldan verdiğin eğitime daha çok dokunduğun, daha derin etkilediğin anlamına geliyor. Sen dersine derin nefes alasın diye.
Bu yüzden Hocam var.
Aklımdakileri benim yerime sürekli tutan, benim dilimde dizayn edilmiş bir defter. Ders çıkışında ne yaşadıysam — bir arkadaşıma, hocama anlatır gibi Hocam'a anlatıyorum. Kaydını tuttuğum için içim rahat.
Arka planda "ben buradan ne kadar alacaktım" derdimi oraya yüklüyorum. Kimden ne aldım, ne zaman aldım gibi sorularımın cevabını arka planda hallediyor.
Olası bir durumda gösterebileceğim ekipmanlarım elimde — "ben işimi böyle yaparım" diyebileceğim bir alışkanlık geliştiriyorum.
İleride.
Aldığım kayıtların, notların kendi işimi promote edeceğine inanıyorum. Öğrencilerimin nerede, ne durumda olduklarını — yeri gelecek ufak detaylardan derin anlamlar çıkararak yorumlamama, zihnimi boşaltmama yardım edecek.
Teknoloji dünyasında, yapay zekânın hayatımızın merkezinde olduğu bir gerçeklikte — hocanın işi için tüm olaya hâkim, hocanın özel asistanı bir yapay zekâ, yol arkadaşı olarak yanında olacak. Onunla büyüyecek, gelişecek; daha iyiye doğru, çok daha verimli bir eğitim hayatı yolunda hem ışık olacak, hem gerçek bir fayda sağlayacak.
Eğitimin dokunduğu her alanda, dokunduğunda güller açtırma vizyonu olan gerçek bir hocanın her işini yapan; hocaya sadece dersine odaklanmasını, kalan tüm angaryayı sessizce ama emin bir şekilde hocanın yanında konuşlanarak yapan; böylelikle yaratıcı zekânın gücünü herkeste açmayı hedefleyen bir vizyonla.
Asla ama asla verileri satmayacağız.
Hatta öyle bir tasarlayacağız ki — istense bile açılamayacak biçimde — verileri okumanın işin doğası gereği imkânsız olduğu bir senaryoyla koruyacağız.
Bunun en doğru yol olduğunu düşünüyorum. Kurucu ekibin kendisi bile istese açamayacağı bir şekilde dizayn olmalı — belki de.
Hocanın gerçek dostu.
Hocam
Sözümüz, daha somut.
Hocam'ı yapmadan önce bazı kararlar verdik. Bunlar değişmesin diye buraya yazıyoruz. Birini bozarsak hatırlatın.
Bildirim atmayacağız.
Defter sessiz durur, sen istediğinde bakarsın. Telefonun her on dakikada titremesin diye yazdık bu defteri — defter senin, dilin, ritmin senin.
Hocayı acındırmayacağız.
Bu meslek zor olabilir, ama sen onun romantik kahramanı değilsin. Defterini tutan biriyiz, başka bir şey değil. Pazarlama dilinde sana 'yorulan, görünmeyen, takdir edilmeyen' demeyiz.
Veriyi reklam ağına satmayacağız.
Yazdığın notlar, öğrencin, ödemen, dersin — sende durur, sende kalır. Üçüncü tarafa açılmaz, profil çıkartılmaz, tanıtım için kullanılmaz.
Karşılaştırmayla şaşırtmayacağız.
Geçen ay vs bu ay yargısı, başka hocaya kıyas, %15 daha az/çok — bunları yapmayız. Defter senin ritminde akar, başkasıyla kıyaslanmaz. Veri sansasyon değildir.
Formdan korkutmayacağız.
Hoca, dolduracak yetmiş alan görünce defter kapatır. Bizim işimiz formu üstlenmek — sen iki cümleyle anlat, biz dolduralım. Sade kalmazsak ne işe yararız?
Sessiz kalmayı da bileceğiz.
Hocam dost gibi konuşur ama yan dostu gibi. Her tıklamana cevap vermez, her satıra şiir yazmaz. Anlamlı bir an varsa konuşur — yoksa susar. Gürültü yok.
Bu sözümüz. Bir gün bunlardan birini bozduğumuzu görürsen, hatırlat — dinler, anlamaya çalışırız. Sonuçta bu yolda birlikteyiz; taşları birlikte döşüyoruz, aynı frekanstayız.
Hocam · hocanın sakin defteri
hocam.me · selam@hocam.me · Gizlilik · Kullanım Şartları